No More Yellow!

Merhaba öncelikle, aslında bugün tırnağıma bir nailart yapıp onu yayımlamak niyetindeydim. Ancak dediğim gibi hazır detoksa girmişken biraz daha dayanayım, güçsüz düşen tırnakları biraz daha toparlayalım ki paylaşım adına tınaklarımı kaybetmeyeyim diye düşündüm. Ayrıca final döneminde ders çalışmamak adına üst üste sürdüğüm ojeler, maruz kaldıkları aseton yüzünden tırnaklarımın renginin sağlıksız olduğunu fark ettim, madem derdim bu, bunu paylaşayım dedim.

Aslında normal şartlar altında üst üste oje sürmeyi sevmeyen biriydim. Ancak sürdüğünüz bir ojenin 2 gün tırnağınızda kaldıktan sonra tırnağınızın havasız kalması sebebiyle renkte bir sararma olduğunu fark edebilirsiniz. Günlük hayat telaşında da bu sararmayı yok edecek zamanı bulamıyorsunuz. Özellikle gece dışarı çıkarken sürülen ojeler, uyurken de tırnakta kaldığından tırnaklar çok uzun süre havasız kalıyor. Bu hava almama problemine ek olarak kullanılan kimyasallardaki bazı maddeler de sararmayı arttırıyor. Tırnakların sararmasına sebep olan bu üçlü toluen, formaldehit ve dibutil ftalattır.  Sigara, deterjan hatta bazı sıvı sabunlar bile buna sebep olabilirken sanırım bizim için en büyük etken tabii ki oje.

Ben kendim için aslında son 1 yıldır sürekli farklı şeyler denemeye çalışıyorum, az çok deneyimlerimi paylaşırsam sizin için de bir fikir verebilir diye umuyorum.

1. İlk çözüm aslında sorununuzu belirttiğinizde herkesin aynı anda vereceği bir yanıt; Limon

limon

Tırnağınızın ojesiz ve temiz olduğu dönemlerde bir miktar limonla ovalamak ya da limon damlatılmış suda bekletmek önerilerin en başında yer alıyor. Meyve asidi her ne kadar tırnak için besleyici olsa da bu yöntemin artısından çok zararı olduğunu düşünmekteyim. Çünkü bu asidik özellikteki su tırnak etleriniz ve katiküller için çok zararlı. Eğer başarabiliyorsanız, ki ben başaramadım, tırnak derinize temas etmeden limonlu suyu ya da direkt limonu kullanabilirsiniz.

2. İkinci çözüm önerisi olarak genellikle oje üretimi yapan markaların tırnak bakımı serilerinden “beyazlatıcı” ya da “sararma önleyici” ürünleri

no more yellow

Benim en çok savaştığım ürün tayfası da bunlar sanırım. Aslında en kötü deneyimi Golden Rose ile yaşadığım için sanırım bu resmi koydum, emin değilim. Satın almak için girdiğiniz yerlerde bu tip ürünlere, Flormar gibi, sahip olduğundan çok daha fazla iyileştirici etkisi olduğu falan söyleniyor ancak içerikler bu sarılığı kapatacağı tahmin edilen rakı beyazı bazdan ileri gitmiyor. Flormar’ın sararma önleyici ürününün parlatıcısından, Golden Rose’unkinin ise rakı beyazı ojeden farkı yok.

3. Bir sonraki çözüm; 3 ya da 4 taraflı törpüler

törpü

Uzun süre önce manikür yaptırırken tavsiye üzerine almıştım çok yönlü törpülerden. Aslına bakılırsa hala kullanıyorum, her ne kadar beyazlatma özelliğinden memnun kalmasam da parlaklık kazandırma konusunda bugüne kadar bulduğum en iyi çözümlerden. Ben Trimm‘in 4 yönlü törpüsünü kullanıyorum. Bundan önce de Body Shop’tan almıştım, onun fiyatı 20 tl civarındaydı. Ancak Trimm’le aralarında fark olmadığı için 5 tl’ye bulabileceğiniz Trimm’i seçtim. Bu törpülerde ilk yüz tırnağın şeklini düzeltmek için, 2. yüz tırnak yüzeyini pürüzsüzleştirmek için, 3. yüz yüzeyi biraz törpüleyerek ölü yüzeyi temizliyor, 4. yüz ise parlaklık kazandırıyor.

Ben sadece 3. ve 4. yüzeyleri kullandım çünkü ne kağıt ne de metal törpü kadar başarılı oluyor ilk yüz. 3. yüzey aslında sararmayı engelleyen yüz ancak burada da başka bir sorunla karşılaşıyoruz. Tırnak yüzeyini inceltmek tırnakta pullanmaya ya da kırılmaların artmasına neden oluyor. Bugüne kadar oldukça güçlü ve sert olduğunu düşündüğüm tırnaklarımda bile pullanmaya neden oldu. 3. yüzeyi uyguladığım kısımlar daha sonra tırnak ucunu törpülerken kat kat soyuldu ve ben tekrar tırnak yüzeyimi düzeltmek için tırnağımı inceltmek zorunda kaldım. Anlık bir çözüm olsa da ileri vadede çözümden çok sorun yaratacağını düşünüyorum.

Şu ana kadar hiçbir şeyi beğenmediğimin farkındayım ama ben biraz daha gelenekselciyim sanırım. Şu ana kadar bulduğum çözümün ilk aşaması her ojenin altına baz kullanmakla başlıyor. Ben baz olarak EzFlow – Milky Base Coat kullanıyorum. Kendisinin 15 ml’lik boyuna (standart bir oje şişesi boyu) 18-20 tl’ye ulaşmak mümkün.

ezflowMilkyBase05

Kalyon‘un oje bazını kullanarak çok memnun kalan arkadaşlarım da var. Ben kendisini denemedim ama sararmayı çok fazla azalttığı ile ilgili övgüler duydum. Buna ek olarak işin asıl sırrının ojeyi tırnakta mümkün olduğunca az tutmak olduğunu düşünüyorum. Aynı rengi 24 saatten fazla tırnakta tutmamak (hatta mümkünse ojeyi çıkararak uyumak) ve eğer sürmek mecburi bir durumsa 3-4 saat beklemek en doğrusu.

Zaten bu durumda ojeyi ilk çıkardığınızdaki tırnağınızla 4 saat sonraki arasında devasa bir fark görecekseniz. Tırnak -neredeyse- kendi rengine dönüyor. Ben genel olarak 1 gün oje sürüp 1 gün sürmeme gibi bir düzen oluşturdum kendime ama elbette özel günlerde bu kurala uyabilmek mümkün değil. O nedenle gecenin kaçında dönülmüş olursa olsun makyaj silme süresine bir 5 dakika daha eklenerek ojenin de silinmesi tırnak sağlığı için inanılmaz büyük bir etken olacaktır.

Çok konuştum farkındayım, umarım bu dertten muzdarip olanlar için bir parça olsun fikir verebilmişimdir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: