Canım Kutu

Dokunuyorsun ve senin oluyor. Oyuncak gibi, oyuncağını koyduğun kutu gibi. Hayalini, gülümsemeni koyuyorsun, koydukça boşaltıyorsun.

Kutun gibi, ayırıyorsun küpelerini, siyahları, beyazları. Ayırıyorsun, sevdiklerin, sevmediklerin. Gülüşünü seviyorsun mesela, bencilliğini değil. Katıların hacmi belli de, gaza geçmişsin çoktan. Kokusunu arıyorsun en çok.

Koyuyorsun içine, hayallerinizi, anılarınızı. Almaz ki, boşaltıyorsun bir yandan. Kendini değil, onu. Her şey hak sana, seviyorsun, dokunuyorsun ve senin oluyor. Sen öldürsen de, kanatsan da ona lütfediyorsun. Öyledir aşk, hacmine hükmedemediğini sevmezsin. Bir kez izin verdin mi, sen akarsın o dolduruyor diye.

Hatırla oyuncak kutunu, hiç atıldı mı çöpe o? Ne geldiyse başına hep bir yeri yırtılmış oyuncakların. Ne gelecekse başına bir yerinden kırılacak hayallerin. Kötüyü atacaksın onun içinden, tekrar tazeler gelecek. İzin vermeyeceksin o doldursun, bir kere dokunduysan senindir. İzin vermiş bir kere, dolduracaksın o kalmayana dek.

İçindeki hiçbir oyuncak, hiçbir hayal, hiçbir anı ona ait kalmayana dek dolduracaksın. Fedakar aşk olmaz.

Dikiliyor öyle birkaç adım uzakta, benim. Dokunuyorum ve benim oluyor. Öyle diyor, “seninleysem seninim.” Dolduruyorum. Artık içi bomboş, içi ben dolu.

 

Dikiliyor öyle birkaç adım uzakta, benim.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: